28 Haziran 2021 Pazartesi

Avukatım, ben anladım Hâkim bir şey anlamaz dediği yazım.

 Müvekkilimin beyanı 

 

 Bilirkişi raporunda, binanın rant artışı ilgili bir anlaşması olmadığın , bu konuda talebinin geçersiz olacağını yazmış. Yazılı anlaşma ile ilgili belgenin olmaması, sözlü anlaşmanın olmadığını göstermez. Ayrıca yazılı sözleşme güçlendirme ile ilgilidir. Yapılan iş ise güçlendirme ile ilgili olmayan binanın yenilenmesi işidir. Yani  yazılı sözleşmenin temelde davanın ana dava konusu ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bu yüzden bilirkişi dayandığı önerme yanlıştır. Mantıken hatalı olan şey hukuken doğru olmaz. Ya da Hukuken bir şeyin doğru olabilmesi için hipotezin ( varsayım in ) doğru olması gerekir. Varsayım da bir inançtır. Hinduların kutsal fare tapınağı var, farelere ve ineklere Tanrı diye taparlar. Bizde ise fareler eve girmesin diye kedi beslenir ve inekleri kutsal olduğun varsaydığımız kurban günü keser etini yeriz. Demek istediğimiz bilirkişinin inancını kabul etmiyoruz.

 

  Hakkediş ile ilgili davalı tarafın mahkemeye sunduğu herhangi bir belge yoktur. İnşaat bitiminde şantiye şefi ve davacı şirket tarafından düzenlenmiş tek ve geçerli hakkediş  vardır. Binanın yapımı ve sorumluluğunu müttehitte ait olduğunu kabul eden mantık, hakkedişi yapmayacağı var sayması akıl dışıdır. Yapı kullanma izin belgesi ( ruhsatına ) imza atan mal sahibi , hakkedişi de bir zahmet imza atsın. Ruhsata atılan imza binadan devasa gelir getiriyor, hakkediş imzalar ise ödeme yapması gerektir o yüzden imza atılmıyor. Yoksa hakkedişi yanlış olduğu için değil. Çözüm savaş doktrin olan hukuktur. Hukuk anlaşmazlığı çözmese davanın kapanması yani öbür dünyaya kalması da mümkün değildir. Davalı sözünde durmaz ise biz de o bina konusunda ticari sırları ifşa etmeme sözümüzde durmak zoru da değiliz.

 

Bilirkişi mühendislik hizmeti ile binanın güncel maliyetinin tespiti yapılabileceği belirtmiş. Binayı yıkmadan dolayısı ile imar kaybı yaşamadan güçlendirme adı altında binayı tamamen yenileyen mühendis tekniği ve becerisine sahip bir şirketin düzenlediği hakkediş kadar doğru ve gerçeği gösterecek bir hakkedişi üçüncü şahsın düzenlemesi mümkün değildir. Buna da gerek yoktur. Şu an başka mühendislerin düzenleyeceği hakkediş, Monaliza tablosunun beğenmedik başka bir resim yapacağız onu monaliza resmi olarak kabul edeceğiz demekle aynı şey bize göre!

 

Dava konusu  binanın tamamen yenilendiği arsa sahibi dahil herkes net olarak biliyor. inşaat zamanı çekilmiş resimler de bunu net bir şekilde gösteriyor. Arsa sahibinin iddia ettiği gibi eski binaya ait betonarme yapı malzemesi varsa onların göstereceği yerden karot numuneleri almaya ve o numunelerin bizim haklı olduğumuz ispatlamaya yeter.  Eyer davalı binanın tamamen yenilendiğini kabul ederse ki bu mutlak değiştirilemez gerçektir. Binada bir daha teknik inceleme yapmaya gerek yoktur. Proje üzerinden binanasın m2 , kat adeti bellidir.  Daha önce imcelemeden bu konular tespit edilmiştir.  

 

Birinci sınıf otelin güncel anahtar teslim biri fiyatı    x     dava konusu otelin  metre karesi             =    Otelin toplam yapım maliyeti.

 

  Bunu rapora yazmak çok mu zar? İki adet sayfalar dolusu raporlar yazılmış, bu konuda 8 bilirkişi imza atmış fakat binanın müteahhitlik maliyeti konusunda en küçük detay verilmemiştir. Nasıl ferasetten yoksu, on kabule dayalı raporların düzenlendiği ortadadır. Belediye ruhsatı ile müteahhitlik hizmeti belgelendiği halde.  Hileli mal kaçırma gibi hayalı iddialara dayalı dava değil ki böyle bir sayısal veri gizleniyor! Müteahhitlik davası açılmış belgelerle ispatlı ve ortada binanın yapım maliyeti yok. Trajikomik bir durum!