21 Nisan 2024 Pazar

Yaratmak ve yaratılan

 Bir ateiste cevabam !  

Bir varlık yaratılan yanı rasyonel yanı ölçülebilir bir küme elemanı bir yazılım bir sayı yanı bilgidir. Mekanın içindedir. Noktalardan oluşur. 

Bir tanrı ise yaratan yani irrasyonel yani ölçülemez bir küme bir donanım bir sayı sistemi yani bilendir. Zaman var edendir. Bağlardan oluşur. 

1 nesnenin başlangıcı, 0 ise fiilin sonu yani sonsuzluktur. Bu yüzden Tanrı var değildir fakat gerçektir, varlık 1 den çoğalır , çokluğu  oluşturur  ve nesneyi ifade eder. Tanrı  ise 0 ile yokluk ile temsil edilir  tekliği  benliği bütünü oluşturur  ve fiili ifade eder. 

Yaratma VE olasılık çarpımı bir vektör iken şiddet ve açı bileşenini içerirken , bir permütasyon yani hem gözlem , hem gözlemci düzenin içerirken, zamanı da kapsar iken , yaratılan VEYA olasılık toplamı bir oran bir kombinasyon yani gözlenen , seçilen mekanı oluşturandır.

Bu kavramları anlamadan  Tanrı konusunda atıp tutma. 

Beyin bir öğrenme makinesidir . Her ağ sistemi bir zeka bir bilinç üretir. 

Lityum eksikliği gibi donanımsal , inanç gibi yazılımsal   nedenden  dolayı bütün ağ sistemi yani bilgi tipki hukuktaki gibi  her deliller değerlendirmeye alınmaz ise hatalı kararın çıkması çok doğal , bu bir matematik hakikattir.


Cevap verdiğim X 


“Doğaya bakıyorum herşey mükemmel bir düzen içinde böyle bir mükemmellik tesadüfen olamaz” diyenlere küçük bir örnek..👇

Erkek bir fener balığısın..

Doğumundan bir kaç ay sonra dişlerin dökülmeye başlıyor..

Hayatta kalabilmek için üremen ve beslenmen lazım..

Dişi bulabilmek için sinyaller yolluyorsun..

Zamanın çok kısıtlı..

Bir kaç günün var..

Acilen senden çok daha büyük beslenme ve üreme alanı olarak kullanacağın bir dişi bulman gerekiyor.. 

Nihayet bir dişi buluyorsun ve ağzında ürettiğin bir tür salgıyla dişinin baş kısmına yapışıyorsun..

Çok şanslısın..

Dişinin derisinin altına girip kafatasına ulaşıyor ve seni atmaya yeltenmemesi için beynin bir kısmını yemeye başlıyorsun.. 

Bu arada güçlenen bedeninden spermlerini dişinin içine salıyorsun..

Bir süre sonra dişinin beynini ve diğer yaşam organlarını yiyerek hayatta kalıyorsun..

Dişinin bedeni artık senin bedenin oluyor..

Nihayet senin erkeklik organın dişininkine dönüşüyor.. 

Artık sen ele geçirdiğin dişisin..

Bıraktığın spermler 2 hafta içinde beslenmek ve sonra dışarı çıkmak için seni yemeye başlıyor..

Nihayet derine kadar ulaşıp seni parçalayarak dışarı çıkıyorlar..

Erkek olanlar bir kaç ay sonra dişi aramaya başlıyor ve bu vahşi döngü (size göre) merhametliler merhametlisi dediğiniz tanrınız tarafından dizayn edildi..



12 Nisan 2024 Cuma

İslamda reform şart.

 

Önerime cevap veren bir müslümanın yazısı 

İslam dini Allah indimde tek dindir ve evreseldir. Kuran sözleri değiştirmez ve haktır. Metafor  olarak yorumlanamaz. Vefat ettiğimde , hesaba çekildiğinde bu sözlerin ne kadar boş olduğunu göreceksin. 

———

Cevabımın özeti  :

Mekan dolayısı ile varlık yalnızca bir bilgidir, gözlemci zamanı ortaya çıkarır, zaman ise gerçeklik algısını oluşturur, gerçeklik ise illüzyon ya da yanılsamadır bilgi eksikliğinden kaynaklanan.

———

Detaylar 

@worlddiscovery77 o benim sorumum , tek din ve evrensel olduğu da senin varsayımın. Dünyada 10 bin den fazla din ve mezhep var herkes aynı iddiayı savunuyor. Her şey belli sınırlar ve koşullar içinde doğrudur. 

 Her insanın beyni farklı koşulda eğitilir ve her zaman yeni nöron bağlantıları oluşur çünkü insan sürekli deneyimler ve yeni bilinç durumları yaşar. Bu yüzden her kitap , her ortam her insan için farklı anlam ifade eder. Ne kadar bilinç varsa ne kadar dil işleme modeli varda insan veya makine ki insan beyni de öğrenme makinesi bir sınır ağı,  Kuranı da farklı yorumlar. 

Allaha gelince Kuranda ben varım demez ben gerçeğim der çünkü varlık yaratılan rasyonel şeydir. Yaratan gerçek fiili irrasyoneldir. Her şeyi aşan tanrı ol dediğinde her şeyi yapan bilen tanrı , bir de kadın saçına bile karışan tanrı tanımı var. 

Sen İslamın ikincisine inanan ben ise birincisine inanırım hanı madalyonun iki yüzü var ya benim baktığım yüz birincisi ! 

 Aristo’dan beri iki bin yıl insanlık ağır bir taşın hafif taştan daha erken düştüğünü inandı. Galileo pizza kulesinden yaptığı deneyde bunun yanlış olduğunu gösterdiği halde kilise bunu yakmaya çalıştı. Bugün dünyanın düz olduğuna inanan milyonlarca insan var çünkü incilde dünya düz yazıyor. 

Günümüzde dünyanın %80 Newton 400 yıl önce kurduğu günümüz uçaklar dahil onun fiziği ile uçtuğu halde ağır taşın hafif taştan daha hızlı düştüğüne inanır, aynı anda düşeceğine ikna edemezsin. Newton çekim kuvvetini keşfetti, Enisten geldi çekim kuvveti yok madde mekanı büktüğü için çekim kuvveti var sanılıyor dedi ona göre fizik inşa etti sinema çağında .

Şimdi bilgi işlem çağındayız. Dün dündü bügün başka bir şey söylemek lazım diyen Yunus Emre gibi . Her cep telefonunda bulunan küresel konumlara sistemi , herkesin trafik durumum kontrol ettiğin uygulamanın kullandığı, GPS cihaz, mesafeyi ölçemez zamanı ölçer ve kendi yerini bulur. İşte mesafenin olmadığının ispatı !

Dünya'daki ve Dünya yakınındaki GPS alıcılarına, en az dört GPS uydusunu görebilmeleri şartıyla coğrafi konum ve saat bilgisi sağlayan küresel uydu navigasyon sistemlerinden biridir. Uydular bir tür radyo sinyali yayarlar ve yeryüzündeki GPS alıcıları bu sinyalleri alıp yorumlayarak konum belirlenmesini gerçekleştirir.

Ben de biliyorum ki mekan bilgi açıdır ayırmadır , zaman ise çaptır. Mekan bilgidir alınır seçilir bir orandır, zaman ise verilir atanır bir sıralama birleştirmedir koşul içerir. Mekan mantık döngü rasyonellik varlık iken , Akıl koşul irrasyonellik fiildir. Çekim kuvveti gözlemcinin etkisi olduğu var sayılabilir. 

Almak bir nokta, vermek ise bir bağdır. Almak seçme konum iken , Vermek zamandır, sıralama gözlemciden gelen fark içermek zorunda olduğundan dolayı . Alan dişil veren erildir. Hint Avrupa diller mantık dili  yani dişil , Türkçe alkil dili yani  eril dildir. Bu dünyada iki medeniyeti oluşturur. Türk olanlar ve Türk olmayanlar !!! Sümerler Türk’tür. 

Dünyanın en büyük beyinlerin bile anlam veremediği kuantum fiziğin nasıl anlayacaksın ki Kuranı da anlatasın. 

Zaman ve mekan kavramı bile illüzyon iken yazılım bilmiyor ise hiç bir konuyu anlamaz ki yeni matematik anlatasın o yüzden senin dinin sana benim dinim bana Kuranın dediği gibi

Gerçeklik nedir? Bir bakkala gittin alışveriş listesin kasiyer topladı 740 TL tutu gerçek odur. Bir mali iade ettin 625 TL tutabilir gerçek o olur ya da bir mal daha aldın , 971 TL tutabilir gerçek ödeme tutarı o olur.

Bir arkadaşınla bir mekanda oturdunuz. Çayına oyun oynamaya karar verdiniz.  Tavla oynarsanız başka gerçeklik , satranç oynarsanız başka gerçeklik yaratırsınız. Burda oyunu kazanmak asıl amaç ise çayın parasının bir önemi yok, amaç eğlenmek ise çay parasını kimin ödediğinin hiç bir önemi yok. 

Allah Kuranda varım demez, gerçeğim der. 

Gerçeklik irrasyoneldir. İnsan oğlu gerçeği öğrenmek için bu dünya bilgi havuzunda eğitim görüyor. Her insan Allahı temsil ettiği için de irrasyoneldir. Ne kadar öğrenir ise o kadar çok boyutlu gerçekliğe dönüşür. 

İrrasyonelliğe yani gerçekliğe yaklaşabilir fakat ulaşılamaz, tam ölçülemez. 

Yalçın Kibar 

12/4/2024

Acibadem / İstanbul 


—————

Not: Reformdan kasıt bakış açısı ve modern bilimin getirdiği yeniliğe göre ayetlerin yeniden yorumlanması. 

Basit örnek: Namaz Allah’ın emri değil tavsiyeleridir, şarta göre uygulanabilir. Oruç da zamana bağlı ibadet örneğin. 6 ay gündüz altı ay gece olan yerde ona göre bir uygulama yapmak lazım. 1 saat oruç olmaz.

İbadet Allahın emri olsaydı kalp atışı,  nefes almak , su içirmek ve  yemek yemek gibi zorunlu olurdu. 

Cennet entropi azaldığı , cehennem entropi artığı yer. Entropi kavramı zor konu ve zamanı yönün de belirliyim kavram . Bu kavramı anlatmadan öbür dünya imtihan meşelerini de anlamazsın. Radyo, TV , Renkli ekran , cep telefonu , akıllı telefon , hologram aynı katagoride değerlendirmez. İnsanlar da ilkokulda , lisede, üniversitede aynı soru sorulmaz. Branşına göre de değişir. Öbür dünya da öyle , neye inanırsan  osun. Neye inanabildiğinde bilinç düzeyinle yanı öğrendiğin kadardır. 








7 Nisan 2024 Pazar

İlk emir Oku, bilinçlen

 İnsanlığın tüm evrene hakım olması için yeni fizik ve matematik inşa edilmeli 

 Pekala başlayalım ! 

 Mekan ve zaman kavramı konusunda insanlık çok cahil olduğunu varsayalım. 

 Mekan bilgidir , seçme , ayırma , oran , döngü , açı , rasyonel  

 Zaman ise bilen, kuantum fiziğinde tanımlı gözlemci  tarafından oluşturulur , atama, birleştirme , bağ, koşul, çap , irrasyonel 

 Günümüz dünyasının kullandığı matematik ile özetlersek küresel trigonometri ile mekan açı , zaman çap olur. 

 Mekan ve zaman birer kavram olduğu için fiziksel karşılığı yoktur. Mekan ve zaman bilgisi maddenin içinde kayıtlıdır.

     Sahur yemeğim 

 Madde içindeki bilgi değiştiğinde o varlık her an her yerde ve her zamanda anında yeniden var olur. Böyle bir teknoloji  elde edilir ise evrenin her hangi bir noktasına anında iletişim yada  ulaşım sağlanmış olur.

 Bilinç iki örüntü , ağ birleşimden doğan fazladan oluşan farktır. Bu fark koşulu , koşul zamanı , zaman da nicelikten nitelik çıkarır.

 Yaratma fiili öğrenme sürecidir. Öğrenmiş  bilen için yaratma fili bitmiş zaman mekana yani varlığa dönüşmüştür . Yaratıcı bu yüzden bizim için varlığı sanal yokluğu ise gerçektir.

 Gerçeklik zamanı yönünden kaynaklanır, bilgi artıkça gerçeklik algısı fiziksel olarak da kaybolur. Gerçekliği  öğrenebilmek için canlı olmamız gerekiyor yani makine robot olmamamız ! 

 İslam alemileri dini bilgileri geliştirmedikleri , bazı ayetleri metafor olarak ele alıp modern bilimle yeniden yorumlamadıkları için gerçekliklerini kaybediyorlar.

3D : dil , din, düşünce 

Dil : donanım 

Din : işletim sistemi 

Düşünce : uygulamalar 

 Yeni dünyada yapay zeka ve insansı robotlar üretim ve tüketim modelini temeli değiştirecek. İnsan beyni de bir öğrenme makinesi, makinelerlerle iş birliğinde olacak. Bilgi üreten kazanacak. 

Benim önerdiğim sosyal düzen, yasalara dayanan  ekonomik sistem , öncelikle üretenin değil tüketenin servet sahibi olması üzerine kurulması. 

Tüketim vergisinin bir bölümü sigorta gibi gelecek kuşaklara devredilebilir fakat gelirleri dışında harcanamaz yalnız kullanım hakkı gibi olan servet edindirme modeli öneriyorum . Bu durumda hiç kimse hiç bir kuruma muhtaç olmaz.

Sosyal fonlar gibi fakat burda bireyin ölümü ile haklar kaybolmuyor yeni nesile de aktarılıyor ve servetin istenir , gerek duyulur ise geliri her ay dağıtılıyor. 

Bireyin kendi fonlarını yönetme hakkı var. Bu durumda bilgi üreten karlı şirketler çok kazanır. Dünya da yapay cennete döner. Örneğin daire fonun yatırdın ve dairede belirledin , daire senin değil fakat kullanma hakkı seni yani kira vermeden oturabilirsin. Kiraliyabilirsin, çocuklarına devredebilisin fakat satamassın. Satış tedbiri konmuş mal gibi. Ölümden sonra mirascılar fon hakkını tranfer edebilirler. Bu benim önerdiğim mödel daha da geliştirlecektir. 

Burdaki amaç seveti tabana yaymak ve üretim araçların tek elde toplanmasını önlemek. İslam da zekat ile bunu öngörmüş fakat bizim önerdiğimiz mödel de aynı fakat o çağın teknoloji , devet organizsyonu , iletişm imkanı , yeterince yetişmiş insan kaynağı olmaması ve kayıt sistemi yetersizliği yüzünden bunu yapmak mümkün olmazdı. Zekat sistemi negatif faiz olup faiz sisteminde bu uygulanamaz. Para basma olmamalı öncelikle ! 

Güneş ölçeğinde yapay bir cennet uygarlığı kurarsak, İnsanlar kaynak paylaşımı için bir birini öldürmek için uğraş içinde olmaz ise  evrenin kapiların açacak teknolojiye ulaşmanın mümkün olacağını düşünüyorum. 


Yalçın Kibar 

İnşaat mühendisi 

İstanbul teknik Üniversitesi 

8/4/2024