İnsanlığın tüm evrene hakım olması için yeni fizik ve matematik inşa edilmeli
Pekala başlayalım !
Mekan ve zaman kavramı konusunda insanlık çok cahil olduğunu varsayalım.
Mekan bilgidir , seçme , ayırma , oran , döngü , açı , rasyonel
Zaman ise bilen, kuantum fiziğinde tanımlı gözlemci tarafından oluşturulur , atama, birleştirme , bağ, koşul, çap , irrasyonel
Günümüz dünyasının kullandığı matematik ile özetlersek küresel trigonometri ile mekan açı , zaman çap olur.
Mekan ve zaman birer kavram olduğu için fiziksel karşılığı yoktur. Mekan ve zaman bilgisi maddenin içinde kayıtlıdır.
Madde içindeki bilgi değiştiğinde o varlık her an her yerde ve her zamanda anında yeniden var olur. Böyle bir teknoloji elde edilir ise evrenin her hangi bir noktasına anında iletişim yada ulaşım sağlanmış olur.
Bilinç iki örüntü , ağ birleşimden doğan fazladan oluşan farktır. Bu fark koşulu , koşul zamanı , zaman da nicelikten nitelik çıkarır.
Yaratma fiili öğrenme sürecidir. Öğrenmiş bilen için yaratma fili bitmiş zaman mekana yani varlığa dönüşmüştür . Yaratıcı bu yüzden bizim için varlığı sanal yokluğu ise gerçektir.
Gerçeklik zamanı yönünden kaynaklanır, bilgi artıkça gerçeklik algısı fiziksel olarak da kaybolur. Gerçekliği öğrenebilmek için canlı olmamız gerekiyor yani makine robot olmamamız !
İslam alemileri dini bilgileri geliştirmedikleri , bazı ayetleri metafor olarak ele alıp modern bilimle yeniden yorumlamadıkları için gerçekliklerini kaybediyorlar.
3D : dil , din, düşünce
Dil : donanım
Din : işletim sistemi
Düşünce : uygulamalar
Yeni dünyada yapay zeka ve insansı robotlar üretim ve tüketim modelini temeli değiştirecek. İnsan beyni de bir öğrenme makinesi, makinelerlerle iş birliğinde olacak. Bilgi üreten kazanacak.
Benim önerdiğim sosyal düzen, yasalara dayanan ekonomik sistem , öncelikle üretenin değil tüketenin servet sahibi olması üzerine kurulması.
Tüketim vergisinin bir bölümü sigorta gibi gelecek kuşaklara devredilebilir fakat gelirleri dışında harcanamaz yalnız kullanım hakkı gibi olan servet edindirme modeli öneriyorum . Bu durumda hiç kimse hiç bir kuruma muhtaç olmaz.
Sosyal fonlar gibi fakat burda bireyin ölümü ile haklar kaybolmuyor yeni nesile de aktarılıyor ve servetin istenir , gerek duyulur ise geliri her ay dağıtılıyor.
Bireyin kendi fonlarını yönetme hakkı var. Bu durumda bilgi üreten karlı şirketler çok kazanır. Dünya da yapay cennete döner. Örneğin daire fonun yatırdın ve dairede belirledin , daire senin değil fakat kullanma hakkı seni yani kira vermeden oturabilirsin. Kiraliyabilirsin, çocuklarına devredebilisin fakat satamassın. Satış tedbiri konmuş mal gibi. Ölümden sonra mirascılar fon hakkını tranfer edebilirler. Bu benim önerdiğim mödel daha da geliştirlecektir.
Burdaki amaç seveti tabana yaymak ve üretim araçların tek elde toplanmasını önlemek. İslam da zekat ile bunu öngörmüş fakat bizim önerdiğimiz mödel de aynı fakat o çağın teknoloji , devet organizsyonu , iletişm imkanı , yeterince yetişmiş insan kaynağı olmaması ve kayıt sistemi yetersizliği yüzünden bunu yapmak mümkün olmazdı. Zekat sistemi negatif faiz olup faiz sisteminde bu uygulanamaz. Para basma olmamalı öncelikle !
Güneş ölçeğinde yapay bir cennet uygarlığı kurarsak, İnsanlar kaynak paylaşımı için bir birini öldürmek için uğraş içinde olmaz ise evrenin kapiların açacak teknolojiye ulaşmanın mümkün olacağını düşünüyorum.
Yalçın Kibar
İnşaat mühendisi
İstanbul teknik Üniversitesi
8/4/2024

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder