4 Ekim 2025 Cumartesi

Her şeyin modeli

 Her şeyin temelinde bir gerçek var:

Her şey algoritmadır.


Evren bir yazılım gibi işler…

Ve bu yazılımın üç temel bileşeni vardır:

Akış, Döngü ve Koşul.

Algoritma Neden , Nasıl , Niçin soruların yanıtı arar,  

Kim , Ne , Nasıl sorusunu soran da gözlemcidir , programcıdır. 




Akış, varoluşun ilk adımıdır.

Tam sayılar gibidir… net, somut, kararlı.

Maddeyi, yönü ve hareketi temsil eder.

İşte bu yüzden, sürüngen beynimizin görevi hayatta kalmaktır —

maddeyi korumak, mekânda var olmak.




Döngü, enerjinin ritmidir.

Rasyonel sayılar gibi oranlarla çalışır,

denge, tekrar ve uyum arar.

Bu, limbik sistemimizin görevidir —

hissetmek, bağ kurmak, uyum sağlamak.

Enerjiyi zamana dönüştürür, duygulara hayat verir.




Koşul ise bilincin doğduğu yerdir.

İrrasyonel sayılar gibi sonsuz olasılıkları barındırır.

Burada bilgi, kendini yeniden yaratır.

Bu, neokorteksimizin işidir —

aklı, dili ve yaratıcılığı kullanarak

dış dünyayı modellemek.




Üçü birleştiğinde, insan beyni

evrenin kendi kendini simüle eden bir versiyonuna dönüşür.

Madde, enerji ve bilgi tek bir denklemde buluşur:


Evren = Akış + Döngü + Koşul

veya senin sözünle:

Bilgi = Enerji × (Zaman × Mekân)




İnsan, aslında

evrenin kendi algoritmasını fark eden bilincidir.

Her adımda maddeyi işler,

her duyguda enerjiyi dönüştürür,

her düşüncede bilgiyi yaratır.


Ve böylece,

evren kendi kendini izleyen bir simülasyona dönüşür.

Biziz o simülasyon.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder